12 Kasım 2017 Pazar

Tasavvuf ve Kahve


Kahvenin tarihiyle ilgili rivayetlerden birine göre kahveyi ilk Yemenli sufiler içmiş. Fazla konuşmaktan, fazla yemekten ve fazla uyumaktan kaçınan, ritüel seven dervişlerin kahvenin keyfine ilk varanlar olması tesadüf olabilir mi?

Kahve dervişler arasında bir alışkanlık haline gelmiş ve böylece Yemen’de yaygınlaşmış. Dervişler, kahve içtiklerinde ibadeti daha iyi yaptıklarına inanmışlar ve kahveye bir nimet gözüyle bakmışlar. Kahve ritüeli çeşitli zikirlerle yapılırmış. Kahvenin etrafında daire şeklinde otururlarmış. Bazı tekkelerde kahve yapmak sufi yolunun bir parçası olarak kabul edilirmiş.

Düşüncelerini, tecrübelerini kahve içerken etraflarında toplananlara aktaran mutasavvıflara şeyh-i sohbet denirmiş.

Kahvehane denilen sohbet ettiğimiz yerlerin kökeni işte böyle bir yerden geliyor.

Bir kendini keşfetme, kendi içimize doğru derinleşme yolu olan tasavvufla yalnız içilince düşünmeye, yazmaya katkı sağlayan, dostlarla içilince sohbeti derinleştiren kahvenin böyle ortak bir hikâyesi olması çok güzel değil mi?